Hayalinizde ki sessiz sakin yer; Muğla Bargilya’da

Bargilya yurtdışında bir yer değil tam da yanıbaşımızda Muğla’da….

Bargilya, Karia dilinde “yüksekte ki yer” anlamına gelmektedir ve mitolojik bir hikayesi vardır. Likya’ da korku salan ve ağızından alevler çıkaran canavar Chimera’ yı öldürdüğü için halk kahramanı olan  Bellerophon ‘ un her zaman yanında olan ve sürekli bindiği kanatlı atı Pegasus’ un attığı çifte ile en yakın arkadaşı Barglos’un ölümüne yol açmıştır. Buna çok üzülen Bellerophon yeni kurulan şehre arkadaşının anısı için Bargilya ismini verir ve bu hikaye ile mitoloji de yerini alır.

**

8 yıldır Bodrum’a gidip, bargilya’ ya diğer adı ile boğaziçi’ ne hiç gitmemiş olmak gördüğüm yer karşısında beni çok üzdü. Bodrum’un hemen yanı başında olmasına rağen sakin ve kendine özgü kalmış olması çok güzel. Türkiye’ de bulunan bir lagün burası.

“Lagün; okyanus ve deniz gibi büyük sulara bağlantısı olan sığ göllerdir. Diğer ismi deniz kulağı’ dır. Dalgaların, akıntıların taşıdığı taşlar, kumlar gibi maddeler durgun alanlarda birikerek bir set oluşturur ve zamanla denize olan bağlantısını engelleyerek lagün’e dönüşür”. Buda kısa bir bilgi olsun. 🙂

Gelelim Bargilya’ nın nasıl bir yer olduğuna…

Bodrum’ dan hava alanı yönüne giderken sola dönüş yolunda tabelayı görüp girdik. Yolda ilerlerken bir masalaın içine girdiğimizi flamingoları ve filamingoların manzarası olan, lagünün ortasında ki o güzel taş ev ile anladık. Öyle harika bir atmosferi var ki durup dilekler dilemek istiyor insan. Diliyorumda… 🙂  

 Filamingolar için oldukça ideal bir ortam. Sığ su ve otlar ile dolu olan bu yerlerde çoğunlukla karides avlasalarda aç kaldıkları zamanlar da karınca yuvalarına eğri gagaları ile kolayca ulaşabiliyorlarmış. Şuan benim gördüğüm kadarı ile onlarcası burada ikamet ediyor. 🙂

  Sazlıkların arasından rüzgarın ıslık çalışı ve su daki renk şöleni…

 Bir sürü resim çekindikten sonra yola devam diyerek bargilya’nın merkezine gittik. Öncelikle çok şirin bir dükkan bizi karşıladı. Duvarında ki yazılar, resimler, satılan eşyalar her biri çok güzeldi.

 Sazlıkların arasından rüzgarın ıslık çalışı ve su daki renk şöleni…

 Bir sürü resim çekindikten sonra yola devam diyerek bargilya’nın merkezine gittik. Öncelikle çok şirin bir dükkan bizi karşıladı. Duvarında ki yazılar, resimler, satılan eşyalar her biri çok güzeldi.

Resmimizi de çekinip pazara girdik (pazar pazarı). Minicik şirin bir kaç tezgah ile sebzelerin renkleri ve el emeği bebek patikleri hırkaları arasında dolandık. Fiyatlar genel olarak aynı ama çok çeşit bulunmuyor. Pazardan çıkıp sahil kenarından yürüyüşümüzü yaptık. Sahil boyunca bir kaç tane balık restaurantı var, taze balıkları ile baya nam salmışlar, fiyatlar ortalamanın biraz üstünde ama sizi üzmez, Bodrumda sakin bir akşam yemeği için ideal diyebiliriz.

**

Sabah erken saatte çıkan balıkçıların gelişini izlemek için heyecanlı kediler ile beraber banklarda oturup bekledik. Gün batımı o kadar güzeldi ki, bu sebeple kalıntıların olduğu yere çıkamadık, o da bir sonra ki yazılarda artık.

Dileğim; evimize çok yakın olan bu cennet köşe umarım hep böyle sessiz sakin kalır.

Duygu Atasoy

bargilya

Troya gezi yazıma bakmak isterseniz tıklayın

One thought on “Hayalinizde ki sessiz sakin yer; Muğla Bargilya’da

Bir Cevap Yazın